Bilgi ve Birikim Gücü
Header image

patent tescilinde izmir’in yeri

August 12th, 2011 | Posted by admin in Makaleler - (0 Comments)

Türkiye’nin üçüncü büyük kenti olan İzmir’in patent tescil istatistikleri de marka tescil istatistiklerine paralel bir görünüm arz etmektedir. İzmir’den yapılan patent başvuruları, Türkiye’nin ekonomik krize girdiği dönemler hariç olmak üzere sürekli ve düzenli bir biçimde artış göstermiştir. Özellikle 2007 yılından itibaren çok ciddi bir artış yaşanmıştır.
Patent tescil istatistikleri bize, marka tescilinden bir ölçüde daha farklı olarak, bir ekonomik yapı içerisinde, üretimin ve ar-ge yatırımlarının ne kadar yer tuttuğunu göstermektedir. Patent başvuruları üretim yerlerinden ve ar-ge çalışmaları yapılan yerlerden doğal ve zorunlu olarak daha çok gelmektedir.
İzmir bir turizm, tarım ve ticaret merkezi olduğu kadar aynı zamanda bir sanayi şehri ve üniversite şehridir.
Bu koşullar bize İzmir’de patent oluşturulması için gereken alt yapının gayet iyi bir biçimde var olduğunu göstermektedir.
Sanayi Odaları ve üniversitelerin de desteği ile önümüzdeki yıllarda İzmir’den yapılacak patent başvurularında daha büyük artışların yaşanacağına dair ümidimiz tamdır.

marka tescilinde izmir’in yeri

August 12th, 2011 | Posted by admin in Makaleler - (0 Comments)

Türkiye’nin üçüncü büyük kenti olan İzmir’in marka tescil istatistiklerine baktığımızda, Türkiye’nin ekonomik krize girdiği dönemler hariç olmak üzere sürekli ve düzenli bir biçimde artışın olduğu dikkatimizi çekmektedir.
Marka tescil istatistikleri ile ilgili şehrin ekonomik yapısı ve bilinç düzeyi arasında doğrudan bir bağ bulunmaktadır. Bir şehirden yapılan marka başvuru sayısı ne kadar yüksek ise, o şehrin iktisadi açıdan o kadar kalkınmış ya da kalkınmakta olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.
Marka tescil istatistikleri bize aynı zamanda o şehir işletmelerindeki bilinç düzeyini de göstermektedir. Tescilli olmayan marka ile iş yapmanın son derece ağır sonuçları olabilir. Mallarınıza el konabilir, karşı tarafa son derece ağır maddi-manevi tazminatlar ödemek durumunda kalabilirsiniz ve hatta hapis cezası almanız mümkündür. Bu açıdan bakıldığından marka tescili sadece bu müeyyidelere maruz kalmamak için dahi yapılması son derece uygun bir davranıştır.
Bu şekilde karşı taraflara tazminat ödemek, hapis cezası almak gibi yaptırımlardan boşa çıktığınız gibi, markanızı taklit eden kişilere karşı da üstün bir hak elde etmiş olursunuz.
İzmir’in marka tescil sayısı ile bu genel bilgileri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin ortalama değerlerine göre marka tescil başvurularının iyi bir konumda olduğunu ifade edebiliriz. Ancak İzmir’in mevcut ekonomik potansiyeli açısından başvuruların değerlendirilmesinde, sonucun o kadar da iyi olmadığı açığa çıkmaktadır.
Bu durum değişik sebeplerden kaynaklanmaktadır. Bunların en önemlilerinden birisi İzmir’in uzun zamandır kamu kaynaklarından yeterince pay almamasıdır. Kamu kaynaklarının azlığı şehrin daha büyük çapta yatırımlara girmesini engellemektedir. İzmir’in yanıbaşındaki Manisa’nın marka ve patent tescil istatistiklerindeki istikrarlı yükselişinin altındaki en önemli etken, organize sanayi bölgesi yatırımlarına uygulanan çok avantajlı koşullardır. Bu imkanlar İzmir için uygulanmadığından görece yatırımlar azalmakta ve buna paralel olarak marka tescilinde istenen sayılara ulaşılamamaktadır.
İzmir’e de kamu kaynaklarının aktarılması ve belli bazı konularda destek verilmesi halinde marka tescili açısından son derece iyi yerlere gelmesi içten bile değildir.

izmir ve markalar

August 12th, 2011 | Posted by admin in Makaleler - (0 Comments)

Markayı, üretilen bir mal ya da hizmeti benzer mal ya da hizmetlerden ayıran bir unsur olarak tanımladıktan sonra, marka tescilinin sadece hukuki alanda yarar sağladığını söylemek çok gerçekçi olmamaktadır.
Elbetteki marka tescili, kanunda belirtilen hakların kullanılması için zorunlu bir adımdır. Ancak tescilli markalar aynı zamanda tüketiciler nezdinde, diğer mal veya hizmetlere göre daha fazla güven oluşturmaktadır.
Bu durum da, ekonomik ya da başka sebeplerden kaynaklanan kriz dönemlerinde, işletmelerin bu zorlu dönemleri daha rahat atlatmalarını sağlamaktadır. Pek çoğumuz yakın dönemde kuş gribi nedeniyle tavuk üreticilerinin yaşadığı krizi hatırlarız. Yaşanan krize rağmen, bu dönemden karlı çıkan işletmeler de olmuştu. Bu şirketlerin ortak özelliklerinden biri de markalarına sürekli ve düzenli yatırım yapmaları ve tüketicide gereken güveni oluşturmalarıydı.
Bu açılardan İzmir’in markaları değerlendirdiğinde, tarım, sanayi, ticaret kenti olarak değerlendirilebilecek bu şehrin mevcut her türlü üretime uygun markayı kendi içinden çıkarabildiğini görmekteyiz. Mobiyadan makinaya, gıdadan turizme kadar pek çok alanda faaliyet gösteren İzmir firmasının ulusal çapta marka güvenirliliğinin bulunduğunu söyleyebiliriz. Bu da bize, marka ve güvenirlilik gibi alanlarda İzmir’deki işletmecilerin gereken dersleri aldıklarını ve bunu yaşama geçirdiklerini göstermektedir.

ismi marka yapmak

August 12th, 2011 | Posted by admin in Makaleler - (0 Comments)

Kullanmakta olduğumuz ürünün ismini marka olarak tescil ettirmek size ne gibi faydalar sağlar? Bu makalede kısaca buna değineceğiz.
Öncelikle tüketiciler güvenilir markalı ürünlere her zaman daha fazla bir bedel ödemeye hazırdırlar.
Markalı ürünler açık geçmişleri sayesinde tüketiciler üzerinde, markasız ürünlere göre daha fazla güven oluşturar.
Marka, yapılan yatırım nedeniyle işletme açısından bir teminat niteliği taşıdığı gibi aynı zamanda ticari bir dır.
Marka yatırımları işletme açısından ilk başlarda fuzuli bir yatırım gibi gözükse de, zaman içerisinde tüketicide güven oluşturdukça, yapılan yatırımları amorti etmektedir. Bugün dünyada yapılan çeşitli araştırmalar, marka yatırımlarının uzun vadede işletmelere ciddi anlamda olumlu katkılar sağladığını göstermiştir.
Bunun için yapılması gereken en başlıca iş , ürünün kalite değerlendirmesine çok önem vermektir. İş sadece markayı tescil ettirmekle bitmemektedir. Eğer kaliteli ürün üretmez ve ürün için gereken özeni göstermezseniz, ne kadar marka yatırımı yaparsanız yapın, sonu hüsran olacaktır.
Kaliteli ve markalı ürün ayrılmaz bir biçimde birbirine bağlıdır. Eski bir ata sözü şöyle der, “bir şeyin ucuzunu alacak kadar zengin değilim”. Yukarıda da söylediğimiz gibi, eğer kaliteye önem vermezseniz, marka için yapmış olduğunuz tüm yatırımlar boşa gider.